“Kızımız, azı dişlerini çıkarmaya başladığından beri geceleri uyanır oldu. Hâlâ dişlerininmi onu rahatsız ettiğini yoksa bunun artık kötü bir alışkanlık haline mi geldiğini bilmiyorum.”

Çocuğunuzun gece uyanma alışkanlığını başlatan diş çıkarma ağrısı olabilir ancak ağrı geçtikten çok sonra dahi bu alışkanlığın devam etmesine sebep olan etken, büyük olasılıkla, ilk zamanlarda uyandığında aldığı tepkidir. Herkes gecede üç veya dört defa uyanıp tekrar uykuya dalarken, anne babadan ilgi görmeye koşullandırılmış olan bir çocuk, bunu sağlayana kadar tekrar uyumayacaktır.
HORLAMA
“Oğlum uykusunda horluyor,o kadar yüksek ses çıkarıyor ki holün sonundan duyabiliyoruz. Horlamanın bir çocuk için anormal olduğunu düşünüp, tasalanıyoruz.”
Horlama denilince genellikle büyük adamlar aklımıza gelir,küçük çocuklar değil. Ancak gece seslerinin en yükseklerinden bazıları, en küçük kaynaklardan gelir; araştırmalar çocukların %7-%9′unun horladığım göstermiştir. Anne babanın sigara içtiği evlerde oran daha yüksektir. Horlama üç ile altı yaş arasında en yüksek seviyeye ulaşsa da, sıklıkla çok daha önce ortaya çıkar.
Horlama, çocuğun solunumunun, büyümüş adenoidler (geniz eti) ve/veya bademcikler sebebiyle kısmen tıkanmasının yarattığı bir sestir. Burun-boğaz solunum yolundaki bu lenfatik doku parçalan, çocukta grip, soğuk algınlığı veya boğaz ağrısı olduğu zaman sıklıkla şişer ve bazen geçici horlamaya sebep olabilir. İnatçı alerjiler ve sürekli sigara dumanına maruz kalma da bademciklerin ve/veya adenoidlerin büyümesine yol açabilir. Ancak bazen, görünürde hiçbir sebep olmaksızın aşırı şekilde büyürler. Bu olduğunda, horlama sıklıkla gecenin bir parçası haline gelir; ancak, bademcikleri ve adenoidleri büyümüş olan bütün çocuklar horlamaz (görünüşe göre doğuştan gelen veya çevreden kaynaklanan bir duyarlılık söz konusudur.). Horlama dışında, büyümüş adenoidler ağızdan nefes alıp vermeye (hem gündüz hem gece), burundan konuşmaya ve özellikle uykuda gürültülü solunuma sebep olabilir.
Horlama, tek başına bir kaygı sebebi değildir. Bademcikler ve geniz etlerinin büyümesi durduğunda ve küçülmeye başladıklarında (yedi ila sekiz yaşından sonra) bu sorun giderek azalır. Ancak tıkayıcı uyku apnesi ile ilişkili olduğunda (çocuk uyuduğunda, horlama veya gürültülü solunum sırasında solunumda geçici bir durma; bazen gece sık sık uyanmanın sebebi olabilir), acil tıbbi değerlendirme gereklidir. Horlama özellikle inatçı ve çok yüksek sesle olduğunda (buna karar verebilmek güç olabilir çünkü bir anne baba için yüksek sesli olan, diğeri için güçlükle fark edilebilir düzeyde olabilir),
Küçük çocuğunuz horlama sırasında soluk alma çabasıyla duruyor gibi oluyorsa, geceleri nefes almakta zorlanıyor, boyun ve mide kaslarını kasıyorsa (çocuk soluk almaya çalıştığında bu kasların gerildiğini görebilirsiniz), horlama sırasında nefes almak için boğulur, kusar gibi oluyorsa, yatakta çok hareket ediyorsa, güzel bir gece uykusundan sonra yorgun ve uykulu görünüyorsa, büyüyüp serpilmiyorsa, horlayan çocukların küçük bir yüzdesinde görülen uyku apnesinden şüphelenin. Bu belirtilerden herhangi birini görürseniz çocuğunuzun doktoruna bildirin; bu konuda uzman olan bir hekimle görüşmeniz gerekebilir.
Tıkayıcı uyku apnesi, genellikle bir uyku laboratuarında, bir gecelik gözlemden sonra saptanır. Çocuk, rahat, eve benzeyen bir hastane odasında yatırılır, solunumunu, kalp atım hızım ve kan oksijen seviyelerini takip eden aletlere bağlı elektrotlar, acı vermeyecek şekilde yerleştirilir. Anne veya baba, yandaki yatakta ve yakındadır. Düzensiz solunum ve kalp atımının, oksijen yetmezliği ile beraber görülmesi, tıkayıcı uyku apnesini destekler. Çocukların %95′inden fazlasında başarılı olan tedavi, bademciklerin ve adenoidlerin çıkarılmasıdır. Cerrahi girişim, çocuğun normal solunum yapmasına olanak vermenin yanında, bu çocuklarda görülen sık tekrarlayan soğuk algınlıklarını, kronik kulak enfeksiyonlarını, burun akmaları ve göz yaşarmalarını azaltır veya ortadan kaldırır.






0 yorum:
Yorum Gönder